Genel Bilgiler

Almanya, başkenti Berlin olan bir Orta Avrupa ülkesidir. Kuzeyinde Kuzey Denizi, Danimarka ve Baltık Denizi, doğusunda Polonya ve Çek Cumhuriyeti, batısında Lüksemburg, Belçika, Fransa ve Hollanda, güneyinde ise Avusturya ve İsviçre bulunmaktadır. Kendine has disiplin anlayışı ve modern dünya görüşü ile Avrupa ülkeleri arasında farklı kalabilmeyi başarmış bir ülkedir.

1958 yılında Avrupa Ekonomi Topluluğu adıyla kurulan Avrupa Birliği’nin altı kurucu üyesinden biri Almanya’dır. Bu hali ile hem Alman disiplinini hem de batı kültürünü, kendi ülkesinde harmanlayıp homojenleştirmiştir. Almanya, yaklaşık 82 milyon olan nüfusu ile Avrupa Birliği’nin en kalabalık nüfuslu ülkesi olma sıfatına sahiptir.

Amerika Birleşik Devletleri’nden sonra en çok göç alan ülke olmasından dolayı, ülkede çok sayıda farklı etnik ırklar ve inanışlar vardır. Ülkedeki 5 milyonluk nüfusu ile en büyük azınlık grubunu Türkler oluşturmaktadır. Diğer azınlık grupları ise, İtalya, Sırbistan, Yunanistan, Polonya, Hırvatistan gibi farklı ülkelerden oluşmaktadır.

Almanya’nın yaklaşık %64’ü Hristiyan’dır. Diğer dini çoğunluğu ise %4,5 ile İslam dini takip etmektedir. Bu iki din dışında Budizm ve Yahudilik de ülkede inanılan dinlerdendir. Almanya’da resmi dil en çok konuşulan dil olan Almancadır. Halkın günlük konuşma dili de Almancadır. Almanca dışında ülkede konuşulan diğer diller, genelde göçmenlerin konuşmuş oldukları, Türkçe, Lehçe, Balkan dilleri ve Rusçadır.

Sosyal Yaşam

Orta Avrupa’daki merkezi konumu, birçok gelişmiş Avrupa ülkesi ile komşu oluşu, köklü tarihi, kendine has kültür ve disiplin anlayışı ve teknolojik olarak ön planda bir ülke olarak Almanya, sosyal hayatın düzenli, sistemli ve refah içinde olduğu bir ülkedir.

Kültürel ve etnik çeşitliliği ile zengin bir ülke olan Almanya, ticaret, sanayi, ekonomi, eğitim ve teknoloji gibi alanlarda da dünyada söz sahibi olabilecek bir konumdadır.

Almanya'da Ekonomi ve Ticaret

Dünyanın dördüncü büyük ekonomisi olma özelliğine sahip Almanya, ihracat ve ticarette tüm dünya ekonomisine yön verebilecek kadar söz sahibi olan bir ülkedir. Hatta bu hali ile Almanya, Avrupa’nın en büyük ekonomisi olma özelliğine sahiptir.

Almanya’yı ekonomik olarak güçlü kılan, milli duruşudur. Çünkü çoğu besin ürünlerini kendi topraklarında yetiştirmek, işlemekte ve üretmektedir. Böylece ithal ürün çok fazla kullanılmamaktadır.

Ülke teknoloji ve sanayi alanında çok gelişmiş olmasına rağmen, tarım ve yeşil doğa alanlarına yeteri kadar yer ayrılmakta ülke bu konuda tahrip edilmemektedir. Bu durum da Almanya’nın teknolojiye rağmen nasıl ithal ürün kullanmadan kendi kendine yeten bir ülke olduğunun en basit göstergesidir.

Almanya hükümeti, enerji ve doğal kaynakların tasarruflu kullanımı konusunda da uzun yıllardır çalışmakta, bu alanda önemli yollar almaktadır. Enerji verimliliği ve geri dönüşüm sayesinde her yıl büyük oranda enerji tasarrufu sağlanarak ülke ekonomisine önemli katkılar sağlanmaktadır.

Turizm, tek başına olmasa bile hatırı sayılır bir şekilde ekonomi üzerinde olumlu bir etkiye sahiptir. Her yıl ekonomiye %8-9 oranlarında katkı sağlayan turizm sektörü, ülkede ticaretten sonra ülkenin en önemli ticari döngü ve gelir kaynağı olma özelliğine sahiptir.

Almanya aynı zamanda, ticari, ekonomik ve kültürel olarak Türkiye’nin de sürekli ilişki içinde olduğu önemli bir partneridir. Her yıl 12 milyar Euro’luk yatırım ile ülkemizin en önemli ticaret ortağıdır. 2010 yılından sonra 30 milyar Euro’yu bulan yatırım hacmi ile Türkiye ve Almanya ticaret arenasında önemli iki ülke konumundadır.

Almanya'da Eğitim Sistemi

Almanya’da eğitim, üzerinde en fazla durulan ve önemsenen alandır. Çünkü Almanlar gelişmenin ve ilerlemenin tek yolunun eğitimden geçtiğini bilmektedirler. Bu sebeple devlet, Almanya’daki eğitim kurumlarını mali yönden desteklemektedir.

Sosyal devlet olmanın tüm gerekliliğini uygulayan devlet, okul öncesi eğitimden üniversitede sonrası yükseköğrenime kadar eğitimin tüm kademelerini desteklemektedir. Bu hali ile Almanya, devlet okullarının parasız olduğu sınırlı Avrupa ülkeleri arasına girmektedir.

Almanya’da eğitim çocuk yuvalarında başlamaktadır. Zorunlu eğitime tutulmayan çocuk yuvaları, çocukların ilkokul öncesi temel düzeyde eğitim almaları için oldukça önemlidir. Çocuk yuvalarının ardından sırasıyla; ilköğretim, ortaöğretim ve üniversite. İlkokul eğitimi 4 sene sürmektedir. İlkokul eğitiminin ardından, ortaöğretim gelmektedir. Ortaöğretimde öğrenciler kendi yetenek ve becerilerine göre dört farklı alanda eğitimlerine devam ederler:

  • Gymnasium
  • Reaslschule
  • Hauptschule
  • Gesamtpschule

Ortaöğretimin bu şekilde farklı alanlara ayrılmış olması, her öğrencinin potansiyellerine göre eğitim alıp, kendi yetenek ve becerilerine uygun üniversitelere yönlendirilmeleri için oldukça önemlidir. Gymnasium, en yetenekli öğrenciler bu alana yönlendirilirler ve bu öğrenciler yoğun şekilde üniversite sınavlarına hazırlandırılırlar. Realschule, orta düzeydeki öğrenciler için yaygın olan eğitim kurumlarıdır. Hauptschule, üniversiteden ziyade öğrencileri meslek hayatına hazırlar ve bu alanda yetiştirir. Gesamtschule, bu okullar daha kapsamlı olup, bünyesinde her üç okulun özelliklerini de barındırır.

Almanya’da üniversiteler, akademi ve üniversite olmak üzere ikiye ayrılırlar. Üniversiteler, klasik devlet okullarıdırlar ve bünyelerinde hemen hemen her bölüm bulunur.

BİLGİ FORMU (Her Türlü Soru ve Öneriniz İçin Bize Ulaşın)
 
BAŞARI HİKAYELERİMİZ
Nitelikli bir üniversitede eğitim almak, üniversite çağına gelmiş her gencin hayalidir. Siyasal ve ekonomik sorunlardan sıyrılıp, huzur ve güven içinde nitelikli üniversitelerde lisans eğitimi almak eskiden çok imkansız veya tabu olarak görülse de; şimdilerde Türkiye’nin herhangi bir şehrinde okumak kadar normal olarak algılanmaya başlamıştır. Bunun sebebi ise gelişen teknoloji ve ulaşım araçları vasıtası ile uzakların daha yakın olmasıdır. Global bir köy haline gelen dünyada, başka bir kıtada lisans veya yüksek lisans eğitimi tamamlamak belki de bir insanın hayatı boyunca yaşayabileceği en önemli ve unutulmaz deneyimdir. Bu deneyimi defalarca kez dünyanın en yaşanılası ülkesi seçilen Kanada’da yaşamaya ne dersiniz?
Lise çağından başlayarak, lisans, yüksek lisans, doktora, kurs&sertifika ve staj programları gibi geniş bir yelpazede fırsatlar sunan yurtdışı eğitim imkanları her geçen gün daha fazla ilgi görmektedir. Değişen eğitim ve sınav sistemine ayak uydurmak konusunda sorun yaşayan veya yeni bir dil öğrenerek eğitimini sürdürmek isteyen öğrenciler tarafından tercih edilen bu eğitim imkanları, öğrencilere de oldukça önemli katkılar sağlamaktadır.
‘Kurulumuz, yurt dışında alınan eğitimin niteliğini değerlendirmeye alarak aynı alanda diploma alan öğrenciler arasındaki adaletsizliği gidermeye çalışmak, yükseköğretimde kalite odaklı yeniliklere uyum sağlamak ve ileride meslek icrasını gerektiren alanlarda nitelikli istihdam ve kamunun yararını gözetmek amacıyla, alınan eğitimin niteliği ve eşdeğer programlara göre temel kazanımlar açısından inceleme yaparak denklik süreçlerini yürütmektedir.’