Genel Bilgiler

Asya kıtasında yer alan Çin, bir Uzak Doğu ülkesidir. Yüzölçümü bakımından dünyanın üçüncü büyük ülkesidir. Geniş topraklara sahip olan Çin’in kara sınırı bulunan ülke sayısı oldukça fazladır. Kuzeyde Moğolistan, kuzeydoğuda Kuzey Kore ve Rusya, güneyde Vietnam, Birmanya, Laos, Hindistan, Nepal ve Bhutan, doğuda Sarı Denizi ve Doğu Çin Denizi, güneydoğuda Güney Çin Denizi, güneybatıda Afganistan, Pakistan, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan ile komşudur.

Sayısal verilere nüfusu 1.373.541.278 olan Çin, bu hali ile dünyanın en kalabalık ülkesidir. Nüfusun %92’si Çinlilerden oluşmaktadır ancak ülkedeki etnik çeşitlilik de oldukça fazladır. Şu an Çin’de 55 farklı etnik grup bulunmaktadır.

Etnik çeşitliliğinin yanı sıra ülke, dini inanış yönünden de oldukça zengindir. Çin nüfusunun büyük çoğunluğu herhangi bir dine inanmamaktadır. Fakat inanan insanlar için ülkenin pek çok bölgesinde Budist tapınaklar bulunmaktadır. Ülkenin %38’i Taoizm, %18’i Budizm, %4’ü Hristiyan, %2’si Müslüman, %4’ü ise yerel dinlere inanmaktadır.

Çin Halk Cumhuriyeti’nin bu denli kalabalık, etnik ve dini açıdan zengin olması ülkeye oldukça güzel bir uyum ve saygı ortamı getirmektedir. Dileyen herkes istediği şekilde ibadetini yapmakta, istediği şekilde konuşmakta ve giyinmektedir. Öznel hayatın bu denli özgür olduğu Çin’de inanışlarınız ya da yaşam tarzlarınızdan dolayı kimse tarafından sorgulanmaz veya yargılanmazsınız.

 

Çin’de Sosyal ve Kültürel Yaşam

Çin bulunduğu coğrafi konum itibari ile iklim özellikleri olarak Türkiye ile çok benzer özellikler göstermektedir. Dört mevsimin de yaşandığı ülkede, yazlar sıcak, kışlarsa soğuk ve yağışlı geçmektedir. Her ne kadar dünyanın en kalabalık nüfusuna sahip ülkesi olsa da, doğal yaşama zarar vermeden şehirleşmiş bir millet olan Çinliler, yeşile ve doğaya oldukça düşkündürler. Doğal ve kültürel miraslarına son derece sadık, yeşil alanlarını koruyan ve sahip çıkan Çin halkı, şehir hayatı ile doğal yaşamı sentezlemiş ve uyumlu bir bütüne dönüştürmüştür.

Çin’de şehir içi ulaşım oldukça uygundur. Şehrin hemen hemen her yerini demir ağlar sarmıştır. Bu yüzden otobüslere ve özel araçlara binme ihtiyacı duymayacağınız için, trafik gibi bir sorunla da karşılaşmazsınız. Çin’deki demiryolu ağları belki de dünyanın en gelişmiş demiryolu ağını oluşturmaktadır.

Çin coğrafyasının geniş olması, ülke içindeki havayolu taşımacılığını da önemli ölçüde geliştirmiştir. Birçok Avrupa ülkesi ile kıyaslandığında çok daha modern ve sistemli havayolu taşımacılığı kullanılmaktadır. Çin’de mevcut etnik çeşitlilik yemek kültürlerine de sıçramıştır. Yöresel yemeklerin yanı sıra dünya mutfağından birçok lezzeti Çin mutfağında bulmanız mümkündür. Yemek kültürü olarak Uzak Doğu kültüründen etkilense de, her etnik grubun farklı ve leziz mutfak kültürlerine açık bir ülkedir.

Çin’in para birimi Yuan(CNY)’dır. Özel durumlar dışında ülkede Yuan dışında para kullanmak yasaktır. 1 Türk Lirası 2,173 Yuan’a eşittir. Çin’de bir öğrencinin aylık yaşam gideri, gideceği şehrin büyüklüğüne göre değişiklik göstermektedir. Çok merkezi olmayan bir şehirde aylık ortalama 200 dolar ile geçinmek mümkünken, Pekin, Şanghay gibi merkezi şehirlerde 400-500 dolar ile geçinilebilmektedir.

Çin’de Eğitim Sistemi

Birçok Avrupa ülkesinde olduğu gibi Çin’de de eğitim her şey demektir. Hem kendi milli kalkınmaları hem de uluslararası arenada ve ticarette boy göstermeleri için eğitime önem vermeleri gerektiğinin bilincinde bir ülke olarak Çin, her geçen yıl daha da iyiye giden bir eğitim sistemine sahiptir.

Eğitim olarak okul öncesi, ilköğretim, ortaöğretim, yüksek öğrenim, yetişkin eğitimi olmak üzere farklı kategorilerde eğitim seviyeleri mevcuttur. İlk ve ortaöğretimin zorunlu olduğu ülkede okur-yazar olmayan yurttaş sayısı yok denilecek kadar azdır.

Çin’de önlisans olarak üniversite eğitimleri 3 sene, lisans olarak üniversite eğitimleri minimum 4 sene, yüksek lisans eğitimleri 2 yıl, doktora eğitimi ise 3 yıl sürmektedir. Çin’de yaklaşık olarak 200 milyon öğrenci bulunurken, bu öğrencilerin yaklaşık 20 milyonu üniversite öğrencisidir. Yurtdışından gelen yabancı öğrenci sayısı ise 300 bini aşmaktadır.

Çin’deki üniversitelerin kalitesi ve eğitimin niteliği ise tartışılmaz derecede başarılıdır. Dünyanın en iyi 500 üniversitesi arasındaki akademik başarı listelerinde, 40 tane Çin üniversitesi bulunmaktadır. Bu üniversitelerin tamamı devlet üniversitelerinden oluşmaktadır.

Çin’de son dönemlerde özel üniversiteler de kurulmaya başlanmaktadır ancak akademik olarak devlet okulları kadar köklü ve başarılı bir eğitim sistemine sahip değillerdir.

Çincenin dünyada en çok konuşulan ikinci dil olması, Çin’in ekonomi ve ticari yönden dünyanın merkezi konumunda olması, büyüyen ekonomisi ile yakın tarihlerde ekonomi devi olacak bir ülke olmasından dolayı, yurtdışından binlerce öğrenci üniversite eğitimi ya da dil eğitimi için Çin’i tercih etmektedir.

Başka ülkelerden Çin’e gelen öğrencilerin eğitim için karşılarına iki alternatif çıkmaktadır:

  1. Çince öğrenmek isteyenler için dil okulu eğitimi

  2. Lisans ya da yüksek lisans eğitimi almak isteyenler için üniversite eğitimi

Yabancı öğrenciler veya yetişkin çalışanlar son zamanlarda özellikle iş hayatında fark yaratmak için Çince öğrenmek istemektedirler. Bu noktada üniversitelerce verilen Çince dil eğitimleri ön plana çıkmaktadır. 1 aylık dil eğitimleri bulunabildiği gibi, 1 senelik dil eğitimleri de bulunmaktadır. Dil okullarında Çince eğitim için herhangi bir sınav gerekmezken, eğitimlerin başvuruları sürelerinden önce okulların araştırılıp başvuru yapılması gerekmektedir.

Çin’de üniversite eğitimi almak isteyen yabancı öğrenciler de oldukça fazladır. Bazı bölümlerde İngilizce eğitimler bulunabilse de Çin’deki üniversitelerin neredeyse çoğunda Çince üniversite eğitimi verilmektedir. Öğrenciler İngilizce ya da Çince eğitim alsalar bile Çince bilmek zorundadırlar. Çünkü öğrenciler, Çin’de üniversite eğitimine başlamadan önce HSK (Hanyu Shuiping Kaoshi) sınavına girmeleri gerekmektedir. Bu sınav Çin’de okuyacak üniversite öğrencilerinin Çince dil seviyelerini ölçen bir sınavdır.

Çin’de Ekonomi ve Ticaret

Çin’in başkenti Pekin (Beijing)’dir. Pekin, Şanghay’dan sonra ülkenin en büyük ikinci şehri olma özelliğine sahiptir. Kalabalık nüfusu ile bilinen Çin’in aslında en belirgin özelliği dünya ticaretinin kalbi, ekonomik hareketliliğin ve teknolojinin bel kemiği, eğitim ve sağlık sektörlerinin göz bebeği olmasıdır.

Bugün dünya ticaretinde hareketliliği sağlayarak, dünyanın en büyük ihracatçılarından biri olma özelliğine sahip Çin, Dünya Ticaret Örgütü’ne katılma hakkı kazanarak, ekonomik hareketliliğini ve ticaret hacmini biraz daha genişletmiştir.

Gıdadan tekstile, petrolden teknolojik araçlara, demir-çelikten telekomünikasyona kadar çok geniş ürün yelpazesi ile dünyanın en büyük ihracatçısı olan Çin’in, ihracat yapmış olduğu temel ülkeler şu şekildedir;

  • %21 ABD

  • %17 Hong Kong

  • %13 Japonya

  • %4,5 Güney Kore

  • %4 Almanya

  • %2,7 Hollanda

  • %2,1 Türkiye

İhracat hacminin geniş olması yabacı pek çok yatırımcıyı ülkeye çekmektedir. Durum böyle olunca da hem Türkiye’den hem de Avrupa ve Amerika’dan birçok iş adamı ve yatırımcı ülkeye iş seyahatleri gerçekleştirmektedir.  Bu şekilde hem iş dünyasını hem de turizmi hareketlendiren yatırımcılar sayesinde Çin, dünya ticaret ve ekonomisini belirleyen ülke olarak kendini konumlandırmaktadır.

Ekonomik hayatın bu denli hareketli ve zengin olduğu Çin Halk Cumhuriyeti’nde son verilere göre yoksulluk sınırı yarı yarıya düşerken, kişi başına düşen milli gelir ise artış göstermektedir. Bu durum, ekonomik potansiyelini avantaja çeviren Çin’in, doğru adımlar attığının ve refah düzeyinin her geçen yıl biraz daha iyileştiğinin göstergesidir.

BİLGİ FORMU (Her Türlü Soru ve Öneriniz İçin Bize Ulaşın)
 
BAŞARI HİKAYELERİMİZ
Nitelikli bir üniversitede eğitim almak, üniversite çağına gelmiş her gencin hayalidir. Siyasal ve ekonomik sorunlardan sıyrılıp, huzur ve güven içinde nitelikli üniversitelerde lisans eğitimi almak eskiden çok imkansız veya tabu olarak görülse de; şimdilerde Türkiye’nin herhangi bir şehrinde okumak kadar normal olarak algılanmaya başlamıştır. Bunun sebebi ise gelişen teknoloji ve ulaşım araçları vasıtası ile uzakların daha yakın olmasıdır. Global bir köy haline gelen dünyada, başka bir kıtada lisans veya yüksek lisans eğitimi tamamlamak belki de bir insanın hayatı boyunca yaşayabileceği en önemli ve unutulmaz deneyimdir. Bu deneyimi defalarca kez dünyanın en yaşanılası ülkesi seçilen Kanada’da yaşamaya ne dersiniz?
Lise çağından başlayarak, lisans, yüksek lisans, doktora, kurs&sertifika ve staj programları gibi geniş bir yelpazede fırsatlar sunan yurtdışı eğitim imkanları her geçen gün daha fazla ilgi görmektedir. Değişen eğitim ve sınav sistemine ayak uydurmak konusunda sorun yaşayan veya yeni bir dil öğrenerek eğitimini sürdürmek isteyen öğrenciler tarafından tercih edilen bu eğitim imkanları, öğrencilere de oldukça önemli katkılar sağlamaktadır.
‘Kurulumuz, yurt dışında alınan eğitimin niteliğini değerlendirmeye alarak aynı alanda diploma alan öğrenciler arasındaki adaletsizliği gidermeye çalışmak, yükseköğretimde kalite odaklı yeniliklere uyum sağlamak ve ileride meslek icrasını gerektiren alanlarda nitelikli istihdam ve kamunun yararını gözetmek amacıyla, alınan eğitimin niteliği ve eşdeğer programlara göre temel kazanımlar açısından inceleme yaparak denklik süreçlerini yürütmektedir.’